ALFABETİK SIRALAMA

rüya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rüya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Rüyada Elbise Kolu Görmek

Bir kimsenin rüyâda elbise kolu görmesi, hayırlıdır. Bu rüyâ mal ve nimete kavuşmaya işârettir. Kişinin rüyâda elbisesinin kolunun geniş ve uzunmuş olduğunu görmesi, onun zenginliğinin veya zenginleyeceğinin işâretidir.
Yani uzun ve geniş elbise kolu zenginliğe işâret eder.

Rüyada Elbise Dolabı Görmek

Bir kimsenin rüyâda boş bir elbise dolabı görmesi, çok elbise sahibi olacağına yani rüyâyı görenin çok elbisesi olacağına işârettir. Rüyâsında elbise dolabını dolu olarak görmek ise, elbisesinin az veya hiç olmayacağına, yani bu rüyânın tersine yorumlandığı işarettir.

Rüyada El Bombası Görmek

Rüyâda el bombası görmek, size bağlı sadık bir arkadaş veya iyi bir hizmetçi (yardımcı) ile tabir olunur Bir kimsenin rüyâda elinde bir el bombası bulunduğunu görmesi, devlet büyüğünden bir menfaat göreceğine işarettir.
Rüyâsında birisine el bombası attığını görmek, o kimse hakkında ve aleyhinde kötü bir söz söylemeye işârettir. Birilerini el bombası ile yaraladığını görmek, o kimseye bir iftirada bulunacağna işârettir şeklinde yorumlanır.

*


Rüyalar Ne Zaman Çıkar?

Din bilginleri, gecenin ilk vaktinde görülen rüyaların geç çıkacağını ifade etmişlerdir. Bazı rüyaların yıllar sonra çıktığı tecrübeyle sabittir. Hz. Yusuf'un (a.s) çocukken gördüğü rüya, yirmi sene sonra gerçekleşmiştir.

Fazla sıcak ve fazla soğuk olmayan bahar aylarında, hasat mevsimi olan sonbaharda ve geceyle gündüzün eşit veya birbirine yakın olduğu mart ve eylül aylarında görülen rüyalar genellikle çabuk ve doğru çıkar.

Hz. Peygamber (s.a.v) : " Zaman yaklaştıkça, müminin rüyası neredeyse hiç yanlış çıkmaz." buyurmuştur. Zamanın yaklaşmasından maksat, kıyametin yaklaşmasıdır. Bu hadis-i şerif, ahir zamanda, kıyamete yakın dönemde görülecek rüyaların birçoğunun doğru çıkacağını haber vermektedir.

Rüyalar kesin bir bilgi olmadığından onunla bir yargı ve hükme varılamaz. Rüyalar kesin bilgi ifade etmede tek başlarına yeterli değildir.

Rüya Nedir?




Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadisinde şöyle buyuruyor:
   (Gerçek) mü’minin rüyası, peygamberliğin kırk altı cüzünden (bölümünden) biridir. (Buhârî-Müslim-Ebû Dâvûd-Tirmizî-İbni Mâce)
   Peygamberimiz (s.a.v.) kırk yaşına yaklaşınca her gece sabahın aydınlığı gibi açık ve net rüyalar görmeye başladı ve bu hal altı ay devam etti. Rüya-yı sâdıka denilen bu gerçek rüyalar ertesi günü açık bir şekilde ortaya çıkıyor ve Peygamberimiz (s.a.v.) rüyasında gördüğü olayları yaşıyordu. Peygamberimiz (s.a.v.) 23 yıl peygamberlik yaptı ve bunun altı ayı yanikırk altıda biri rüya-yı sâdıka ile geçtiğinden, gerçek mü’minlerin rüyaları da peygamberliğin kırk altı cüzünden biridir. 
Rüya nedir?
   Arapça’da görme anlamında olan rüya ile rü’yet aynı kökenden gelmekle birlikte, uyku ya da bayılma gibi hallerde görülenlere rüya ve uyanıklık halinde görülenlere rü’yet denir. Örneğin, uyanıklık halinde ayı görmeye “rü’yet-i hilâl” ve uyku halinde ayı görmeye de “rüya” denir.
Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
   Sizin en doğru rüya göreniniz, sözü en doğru olanınızdır. (Müslim)
   Yalan konuşanın ve dili doğru olmayanın özü (gönlü) de doğru olmadığından, en güzel ve en doğru rüyaları ancak sözü ve özü en doğru olanlar görür.
Rüya nasıl görülür?
Peygamberimiz (s.a.v.) buyuruyor:
Uyku, ölümün kardeşidir. (Taberânî-Beyhakî)
   Başta solunum ve dolaşım sistemleri olmak üzere tüm organların hayatî faaliyetlerinin bir daha geri gelmemek üzere durmasına ölüm, sadece beş duyu ile bu duyuların beyindeki merkezlerinin faaliyetinin geçici olarak durmasına da uyku denir.
   Uykuya daldığımız anda görme ve işitme duyularımızın faaliyeti durduğu için, rüya âlemindeki görüntü ve sesleri bu gözlerimiz ile göremez ve bu kulaklarımız ile işitemeyiz. Eğer rüyadaki görüntü ve sesleri bu gözlerimiz ile görüp bu kulaklarımız ile işitseydik, yanımızdakilerin de aynı görüntüleri görmeleri ve aynı sesleri işitmeleri gerekirdi.
   Ancak biz uyurken beş duyumuzun dışındaki organlarımız faaliyetine devam ettiği gibi çoğulu evham olan beyindeki “vehim” gücü ile “muhayyile” (hayal gücü) ve mânevî duyumuz olan gönül faaliyetine devam ettiğinden, İşte rüyadaki görüntü ve sesleri bu üç duyumuz ile görür, bu üç duyumuz ile işitir ve bu üç duyumuz ile algılarız.